HD İSKENDER METROCİTY: Ben böyle yer görmedim.
Müşteriye anlama, davranış, inisiyatif alma sıfır. Ayrıca, yaptıkları gelenek göreneklerimize de çok aykırı.
Olay şöyle:
İnsanın canı bazen garip şeyler istiyor. Hava beni bunaltmıştı, aşerir gibi canım limonata çekti,. Yemek alanında ortada taze meyva suyu yapan bir yer var. Oraya seğirttim. "Küçük mü büyük mü?" dediler, kararsız kalmama rağmen büyük demiş bulundum. Esasen ekşi şeyleri sevmem, bir yerden ilk defa bir şey alırken de büyük dememeli, bilmediği,n bir tat sonuçta.... Bu da baya ekşi idi.. Zevksizce yarısını içtim. Dolaşıyorum.
Birden yediklerime dikkat etmem gerek düşüncesinden (Bir senesdir değil fazla 4 kilomu vermeyi, 1 kilo veremedim :( ) sıyışlıp" yav çok da güzel değil iskenderi bana göre, hatta hiç değil, ama zaman zaman insanın iskender çekince mecburen (!) yeniyor"-- diye düşünerek HD İskender'e gittim, boş bir masaya oturmaya çalışırken bir komi geldi, "içecekle giremezsiniz" dedi... "Ne yapabilirim, yeni almıştım, atayım mı?" dedim. "Kurallarımız böyle" dedi. Bu feci kuralcı çoluk çocuk garson komi sinema görevlisi gibi genç arkadaşlara hem sinir oluyorum hem acıyorum! O kadar kuralcılar! Mantık, muhakeme yürütme, inisiyatif alma yok..
"Bana garsonu çağır" dedim. Diklendi "garson benim!". "İyi, o zaman müdürü çağır". Müdür olan şahıs kanımca sinirli bir şekilde geldi, otuz yaşlarında gibi... Ama konuşmalardan okuyacağınız gibi müdürlükle, müşteriye olması gereken yaklaşımla, kaçıracağı kıracağı müşteri kavramıyla alakası yok! . " Bakın" dedim, "limonatayı aldım, sonra canım iskender çekti, yani siz şimdi ana burada yemek yiyemez misiniz diyorsunuz, müşteriye bu davranış olur mu?"... gibisinden bir şeyler dedim. Ayrıca düşündüm bizim gelenek göreneklerimizde var mı canı bir şey çekmiş bir insanı (üstelik parasını vereceğiz) kapıdan yollamak? Çok bilgili müdür "ilkeleriniz kurallarımız böyle, içecekle giremezsiniz" dedi... O kadar şaşırdım, o kadar bozuldum ki! Bilinçsiz ama kendini kral gören biri böyle davranıyor... Allah cezanızı versin, müşteri kaçırıyorsun, akılsız gibi laflar saçmalayarak çıktım... Birkaç saat aklıma takıldı. Saçmalığa bakın yani, paranla girip bir orta karar döner yiyemiyorsun. İnsan düşman askerine bunu yapmaz.
Ben hayatımda en pahalısından en ucuzuna kadar kafe ve restoranlara elimde bir şeyler girmişimdir.Çünkü 20-30...-60...100 liralık bir harcama yapacaksın. Kimse gidin demedi. Ya da "yassah" deseler bile, anlayış gösterirler, bu seferlik peki" derler Metrositenin sinemasında olduğu gibi, ilk açıldığından büfesi yoktu.. Çok kahvesiz kalmıştım... İkinci sefer elimde kahveyle gittim, karşıma dikilen kız "kahveyi atın" diye tutturdu, çünkü büfe açılmış. Nereden bileyim dedim büfenizin açıldığını. Müdüre telf edildi, adam dedi ki" kahveyle girebilirsiniz çünkü bizde henüz kahve yok!!! Yani, siz siz olun, önce gidin bakın büfede NE VAR, NE YOK... Ona göre dışardan temin edin. İnsanları uğraştırdıkları şeylere bakın! Ve de sinema, yemek her şey burundan geliyor.! :(
Ama örneğin oğlum Burger King'den tepsisini alıp geliyor,Ramiz'de oturuyoruz, ben oradan alıyorum, gidin diye tutturmuyorlar,elbette diyorlar... ve de çok kibarlar.
Kebap müdürü ise o kadar --ne diyeyim.. içinden diyorum, es kaza okurlarsa mahkemelik olmayayım---.... Bunlar da müdür!!! Yesinler. Müşteri kaçıran bir "müdür"... Bir daha oraya gider miyim? Hayır. Bence sizler de gitmeyin.
Kazancım ne oldu? 1000 kalori almaktan hem de şahane olmayan hatta tamamen gereksiz denebilecek bir besini mideme indirmekten kurtuldum.
Müşteri, vatandaş, abone, insan, hasta... olarak her alanda karşılaştığımız her tür kalite(sizlik) hakkında...
müşteri memnuniyeti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müşteri memnuniyeti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Şubat 2013 Pazartesi
21 Ekim 2012 Pazar
MİGROS - Müşteri Hizmetleri çok iyi
Cuma akşamı Internet sayfalarından bir "uyarı" yazdım. Dikkate aldıklarını biliyorum. Yazdığınız şey çöpe gitmiyor "gönder" tuşuna basınca. Yıllar önce de bir kere kullanmıştım da oradan biliyorum.
Tam 24 saat sonra, cumartesi akşamı aradılar telefonla. Ne dediğimi tam anlayıp gereğini yapmak için... Sonra biri daha aradı.. Müşteri memnuniyetine verdikleri önemi de hep vurguladılar.
Teşekkür ediyorum.
Tam 24 saat sonra, cumartesi akşamı aradılar telefonla. Ne dediğimi tam anlayıp gereğini yapmak için... Sonra biri daha aradı.. Müşteri memnuniyetine verdikleri önemi de hep vurguladılar.
Teşekkür ediyorum.
Etiketler:
migros,
müşteri hizmetleri,
müşteri memnuniyeti,
teşekkür
28 Şubat 2012 Salı
YURT İÇİ KARGO
Internet’ten çok alışveriş yaparım ve seçenek veriyorsa kargo şirketi olarak Yurt içi kargo’yu seçmem. Çünkü yakınımdaki Etiler şubesinden memnun değilim. Ancak Internet alışverişlerinde bazen seçme şansımız olmuyor.
Bundan böyle yurtiçi kargoyla getiren şirketlerden alışveriş etmeyeceğim. Çünkü her seferinde stres nedeni.
Birkaç kere olan şu: Evde olduğumuz halde, kapı açılmadı diyerek geri dönüyorlar. Aradığınızda da tekrar getirme konusunda nazlanıyorlar, "getiremeyiz" diyorlar. Tüm gün gelecek diye evde oturmuşum, bir de ertesi gün şubeye gitmem isteniyor.
Eve gelen sucu, bakkal, başka kargo elemanları, arkadaş, akraba zili çalabiliyor, biz de duyup açabiliyoruz çok şükür de Etiler şube elemanınız neden zili çalamıyor?
Ayrıca, diğer kargo şirketlerinin elemanları gerçekten evde olmasak bile ertesi gün için “ne zaman evdesiniz?” diyerek, getiriyorlar. Müşteri memnuniyeti böyle sağlanır. Yurt içi kargo eskinin devlet kurumu, tekel mantığı işe çalışıyor adeta.
Ek olarak, zarfta adres yanında telefonumuz var, kapıyı diyelim doğru dürüst çaldı ve açılmadı; telefon edebilir. Bu şekilde edenler var ve yakında markette, bakkalda vb isek, çıkıp alabiliyoruz. Böyle yapanlar oldu, hayret etmiştim.
Ayrıca, bu şube, son derece dağınık, karman çorman, gönderiler yerlerde. Bir keresinde kırılabilecek bir gönderimi yerlerde gönderi yığınları içinde arayıp verdiler, yine evde yokmuşuz çünkü! Kırıldı mı acaba diye korkmuştum ve dağınıklığa hayret etmiştim. ISO9001 denetçisi olarak gitsem uygun bulmam. Ayrıca, kapıdan giriyorsunuz yüzünüze bakan, iyi günler diyen yok.
Son olarak Web sitelerinde
"İletişim" linki var, çalışmıyor, boş.
Sitedeki öneri/şikayet formu da çalışmıyor. Tüm alanlar doldurulsa bile “zorunlu alanları doldurun” diyor. Bozuk bir yazılım ve kimse farkında değil.
Yurt içi kargoyla mecbur kalmadıkça iş yapmayacağım. Ama ne farkeder... :( Pek çok şirket bunlarla çalışıyor...
Bundan böyle yurtiçi kargoyla getiren şirketlerden alışveriş etmeyeceğim. Çünkü her seferinde stres nedeni.
Birkaç kere olan şu: Evde olduğumuz halde, kapı açılmadı diyerek geri dönüyorlar. Aradığınızda da tekrar getirme konusunda nazlanıyorlar, "getiremeyiz" diyorlar. Tüm gün gelecek diye evde oturmuşum, bir de ertesi gün şubeye gitmem isteniyor.
Eve gelen sucu, bakkal, başka kargo elemanları, arkadaş, akraba zili çalabiliyor, biz de duyup açabiliyoruz çok şükür de Etiler şube elemanınız neden zili çalamıyor?
Ayrıca, diğer kargo şirketlerinin elemanları gerçekten evde olmasak bile ertesi gün için “ne zaman evdesiniz?” diyerek, getiriyorlar. Müşteri memnuniyeti böyle sağlanır. Yurt içi kargo eskinin devlet kurumu, tekel mantığı işe çalışıyor adeta.
Ek olarak, zarfta adres yanında telefonumuz var, kapıyı diyelim doğru dürüst çaldı ve açılmadı; telefon edebilir. Bu şekilde edenler var ve yakında markette, bakkalda vb isek, çıkıp alabiliyoruz. Böyle yapanlar oldu, hayret etmiştim.
Ayrıca, bu şube, son derece dağınık, karman çorman, gönderiler yerlerde. Bir keresinde kırılabilecek bir gönderimi yerlerde gönderi yığınları içinde arayıp verdiler, yine evde yokmuşuz çünkü! Kırıldı mı acaba diye korkmuştum ve dağınıklığa hayret etmiştim. ISO9001 denetçisi olarak gitsem uygun bulmam. Ayrıca, kapıdan giriyorsunuz yüzünüze bakan, iyi günler diyen yok.
Son olarak Web sitelerinde
"İletişim" linki var, çalışmıyor, boş.
Sitedeki öneri/şikayet formu da çalışmıyor. Tüm alanlar doldurulsa bile “zorunlu alanları doldurun” diyor. Bozuk bir yazılım ve kimse farkında değil.
Yurt içi kargoyla mecbur kalmadıkça iş yapmayacağım. Ama ne farkeder... :( Pek çok şirket bunlarla çalışıyor...
Etiketler:
kalite,
kargo,
müşteri memnuniyeti,
müşteri odaklılık,
yurtiçi kargo
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
